25 Eylül 2007 Salı

BİSKÜVİ TATLISI


Yeni evlenen arkadaşım Serpil'e gittiğimde yediğim bu tatlıyı çok beğenmiştim. Ramazanda kısa vakit aralığında tatlı ihtiyacını fazlasıyla karşıladı :) Yapımı çok basit, lezzeti harika bu tatlıyı Serpil tepsiye döşeyerek üzerine çikolata sosu dökmüştü. Ben top top yuvarlayıp üzerine çikolata sosu dökerek tükettim.

Malzemeler:
2 paket Eti Burçak bisküvi,
1 küçük kutu krema,
6 adet kuru incir,
6 adet kuru kayısı,
Bir çay bardağı fındık,ceviz veya badem,
1 paket çikolata sosu,

Yapılışı :

Bisküviler elle kırıldıktan sonra ( un halinde sert olmasına sebep olur) üzerine bir kutu krema ilave edilip iyice karıştırılır. Üzerine beş dakika ılık suda bekletilen kuru kayısılar ve incir küçük doğranarak ilave edilir. Kırılmış kuruyemişte eklenerek karıştırılıp, ister şekil verilerek ister tepsiye döşenerek üzerine yapılan çikolata sosu dökülür. Afiyet olsun...

19 Eylül 2007 Çarşamba

KAHVELİ ÇAMUR KEK


Dün akşam Selda'nın yaptığı çamur keki denemek istedim. Fakat evde taze portakal olmadığı için çikolata kahve ikilisine de bayıldığımdan en iyisi kahveli çamur kek yapayım dedim. Çamur keki daha önce hiç denemediğim için nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum. Tarifte portakal yerine kahve kullanmak dışında hiç bir değişiklik yapmadım. Yoğun kakaolu ve yumuşacık bir kek oldu benim gerçekten çok hoşuma gitti. Fakat çamur kek tahmin ettiğim gibi içi çok ıslak çamurumsu değilmiş. Yada ben çok pişirdimde ondanmı çamur olmadı bilemiyorum :) Tarifte ki gibi 40 dakikada çıkardım. Birde şeker miktarı bana çok geldiği için ben şeker miktarında biraz oynama yaptım ve bana bu miktar yeterli geldi. Birde bir dahaki yapışımda kakao miktarında biraz indirim yapmaya karar verdim :) Selda'nın yaptığı gibi portakallısını da en kısa zamanda kesin deneyeceğim. Ben yaptığım şekilde tarifini veriyorum :)
Malzemeler :
75 gr bitter kuvertür,
125 gr tereyağ,
1/2 cup su içine üç tatlı kaşığı granül kahve,
180 gr tozşeker,
1 büyük yumurta,
2 yemek kaşığı su,
40 gr kekun,
60 gr un,
50 gr kakao (30 gr'ın yeterli olacağını düşünüyorum)
1 paket dolgu krema
Yapılışı :
Fırın 160 dereceye getirilir. Şeker ve kahveli su şeker eriyene kadar kaynamadan ısıtılır. Yağ ve çikolata eklenerek eriyene kadar karıştırılır. Eridikten sonra soğuması beklenir. Diğer tarafta un ve kakao elenir. Yumurta ve su karıştırılarak sıvı karışıma eklenir. Unlu karışımda eklenerek çırpma teli ile çırpılır. 12 li muffin kalıplarında 40 dk. pişirilir.

Dolgu kremayı hazırlayıp, üzerine sıktıktan sonra yaptığım kelebeklerle süsledim. Bu benim ilk defa cup cake süslemem oluyor :) Doğrusu çok hoşuma gitti. Fakat şeker hamuru dolgu krema üzerinde erime yapıyor. Galiba yağbazlı kremalarda bu durum yaşanmıyor. Bir dahakine buttercream ile deneyeceğim süsleme işini :)

18 Eylül 2007 Salı

SEVERİM OYUNU :)


Sevgili Fidan beni yeni bir oyun için sobelemiş. Elbette hepimizin sevdiği şeyler üçten çok daha fazla olsada kural gereği bende üç tane ile yetindim :)

Severim, önyargısız, sevecen, başkalarının duygularını önemseyen, içinde merhamet duygusu ölmemiş, sevgisini göstermekten utanmayan, içindeki düşüncelerini art niyetsiz saklamayan, her canlının önemini kavrayan, yüzünden gülümseme eksilmeyen insanları...

Severim, ayaklarımı uzatarak elimde kitabım hiç vakit kısıtlaması olmadan okuyabilmeyi...

Severim, mutfakta yeni bir şeyler deneyerek vaktin nasıl geçtiğini anlamamayı...

Bende eğer isterlerse sevgili Sevgi ablamı, Esra'yı ve Hayat'ı oyuna davet ediyorum :)

14 Eylül 2007 Cuma

TATİL DÖNÜŞÜ

Tatil rehaveti hala üzerimde :) Doğrusu oralardan ayrılmak hiç bu kadar zor olmamıştı. İlk defa bu kadar kısa bir tatil yapmamızın yüzünden sanırım.



İlk durağımız Antalya'da daha önce gitmediğimiz Köprülü Kanyon oldu. Orda kalmak gerçekten güzeldi. Daha sonra soluğu Adrasan'da aldık. İki sene önceki tatilde gezerken rastladığımız ve bir kaç gün kaldığımız Adrasan'da beş gün kaldık. Bu arada Didim'e tatile giden Ayşegül'lerde dönüşte Adrasan'a gelip bir kaç gün kalınca benim ve Bengisu'nun keyfini görmeliydiniz :)


Ortamın sakinliği dinlenme isteyenler için ideal. Kaldığımız otel dere üzerinde çok şirin bir yerdi. İlk gittiğimizde de orda kalmıştık. Ortam çok sakin ve sessiz. Ben özellikle denizini çok seviyorum. Sahilin bir kısmı kum bir kısmı çakıl, denizi çakıl olması nedeniyle tertemiz bir yer Adrasan... Gezmek isteyenler için yakın çevrede çok güzel yerler var. Olimphos, Çıralı, Yanartaş ve koyları bizim gezdiğimiz yerler arasında çok beğendiğimiz yerlerden...


Özellikle Papaz koyu ve gittiğimizde sadece bizim ve bir ailenin arabayla ulaştığı, uzakta bir iki tur yatlarının olduğu Sazak koyunu ben çok sevdim. Deniz havuz gibiydi... Koskoca koyda denizde sadece bir kaç kişinin olması gerçekten harika oluyor :) Fakat arabayla ulaşım gerçekten tek kelimeyle berbattı, toprak yol tam bir felaket :( Ama yolu güzel olsa zaten bu kadar az kişi olmazdı :)


Umarım seneye daha uzun soluklu bir tatil geçirme fırsatını bulabiliriz :) Bu arada tatildeyden yorum bırakan herkese çok teşekkür ediyorum :)

31 Ağustos 2007 Cuma

TATİLDEYİM :)


Şu an Afyon'da oteldeyim ve odada oturmuş bloguma yazıyorum :) Bir süre buralarda olamıyacağım :) Antalya çevresinde ve Adrasan (Çavuşköy) da olacağım. Doğrusu İstanbul'dan kısa süreliğine de olsa ayrılmak çok iyi gelecek. Dönüşte görüşmek üzere hepinize sevgiler :)

14 Ağustos 2007 Salı

TAHİNLİ KEK


İlkokuldan beri arkadaşım (dostum) Hatice'de ilk defa yediğim tahinli keki çok çok beğenmiş ve mutlaka yapmalıyım demiştim. Kızımın doğum günü için deneme fırsatım oldu ve çok seçen, herşeyi beğenmeyen eşim bile bayıldı. Şimdiye kadar tahinli kek denememiş olanlara mutlaka denemelerini tavsiye ediyorum. Ben değişik tahinli kek tarifleri bulursam kesinlikle kaçırmıyacağım. Geçen hafta tekrar yapıp işyerindeki arkadaşlara getirdiğimde onlarda çok çok beğendiler. Bu hafta sonu da tarifi biraz değiştirerek hafta sonu görümcemlerle Dalyan'da yaptığımız pikniğe götürdüm. Fakat son yaptığım tarifi diğerine göre beğenmediğimden daha önce yaptığım tarifi veriyorum.

Malzemeler :
4 orta boy yumurta
1,5 su bardağı esmer şeker
Yarım su bardağı pekmez,
1,5 su bardağı tahin
1 küçük kutu süt kreması
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
Yarım su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı ceviz
Yarım su bardağı kuru üzüm

Yapılışı :
Yumurtalar şekerle iyice çırpıldıktan sonra yağ, tahin, krema,pekmez sırasıyla eklenir. İki kere birlikte elenen un ve kabartma tozu eklenerek karıştırılır. Ceviz ve kuru üzüm katıldıktan sonra 50-60 dakika 180 C derecede pişirilir. Kürdanla kontrol edilerek çıkarılır.

BENGİSU'NUN PASTASI


Kızımın 19 Temmuz'daki doğum günü için yaptığım pasta, şimdiye kadar yaptığım pastalar içinde en isteksiz ve mecburiyet duygusuyla yaptığım pasta oldu. Bengisu'nun doğum günü babamın hastaneye yeni yattığı döneme denk geldi. O nedenle bir doğumgünü partisi yapmadık. Aslında içimden pasta yapmak bile gelmemesine rağmen Bengisu'ya söz verdiğimden ve onu üzmemek adına istediği pastayı yapmaya çalıştım. Doğum gününü sabırsızlıkla bekleyen hanımefendi için Ayşegül ve kızları Zeynep ile Ceyda'yı çağırdım. Onun istediği gibi olmasada o gün yinede mutlu oldu. Pastanın konseptini o belirledi. En sonunda verdiği kararla bir ağaç altında piknik yapan sevdiği çizgi film karakterlerini istedi. Fakat saydığı bütün karakterleri pastaya sığdırmam imkansızdı tabi... İçlerinden üçünü seçerek ve ağacıda es geçerek, bu pastayı yaptım onun için... Pasta elbette arkadaşım ve kızları çikolatalı pasta hastası oldukları için tam bir çikolata deposu oldu. Pastanın tarifi değişik olmadığından, daha önceki pasta tariflerimde olduğundan yazmıyorum. Umarım bir sonraki sene Allah nasip ederse kızıma istediği gibi kalabalık bir doğum günü kutlaması yapabiliriz.

8 Ağustos 2007 Çarşamba

BABAMIZI KAYBETTİK


Hayatın bizlere neler getirdiğini bilmediğimizi bu son günlerde iyice anladım. Tatile gitmek niyetiyle işten izin aldığım günlerde babamın (kayınpederim) rahatsızlandığını haber aldık. Yaşı nedeniyle belli rahatsızlıkları olmasına rağmen beyni en ufak bir yaşlanma belirtisi göstermeyen biriydi babam...Her zaman eşime inşallah babam gibi en ufak bir bunama belirtisi olmayan bir yaşlılığın olur derdim. Malesef hemen yatırdığımız Siyami Ersek hastanesinde iki hafta içinde babamı kalp yetmezliği nedeniyle kaybettik. Tam iyiye gidiyor bir hafta sonra çıkar derken, kalbi yetmedi ve üç gün makinelere bağlı bir şekilde yaşadıktan sonra aramızdan ayrıldı. Kendisini bir hafta önce çarşamba günü toprağa verdik. Ölüm karşısında ne kadar aciz olduğumuzu, her an sevdiğimiz insanları yitirebileceğimizi daha iyi kavradım. Babamın ölümü hernekadar yaşı 79 olsada, hiç beklemediğimiz bir anda çok çabuk oldu. Hala etkisinden kurtulamadım. İnançlı insanlar olarak ahiret inancının varlığının bu gibi durumlarda rahatlatıcı etkisinin olduğunu daha iyi anlamış bulunuyorum. Babacım nur içinde yat ve mekanın cennet olsun inşallah... Sen herzaman kalbimizde, hatıralarımızda bizlerle beraber olacaksın...

10 Temmuz 2007 Salı

MANGAL SEFASI VE TRUFF

Tatile çıkmadan önceki son yazım :) Cumartesi günü görümcem de, terasta harika bir mangal partisi yaptık. Enver abinin yaptığı nefis çiğköfte ve gavurdağı salatası ile Antepli olarak ocakbaşında harika pirzola ve adana yapan Recep ve eşimin pişirdiklerini görümcelerim Lale, Hale ve Hilal afiyetle götürdük :)))) Bu arada Hale'nin eşi Ömer'de onları uzaktan seyredenlerden oldu :)) Doğrusu bayanların rahat rahat oturup erkeklerin çalıştığı bu tip mangal toplantılarını daha sık yapmak lazım :) Bende pasta yapmaya fırsatım olmadığı için giderken truff ve çikolatalı kurabiye götürdüm.
Önümüzdeki haftadan itibaren iki hafta tatildeyim, tatil dönüşü görüşmek üzere :)
Bu arada truf resmini çekmede bana yardımcı olan Beyza'ya da teşekkürü bir borç bilirim :))))




Malzemeler:
300 gr. çikolatali pandispanya veya kek,
150 ml. krema (Tikveşli),
150 gr. eritilmiş bitter çikolata,
50 gr. badem unu,
50 gr. fındık unu,
Yarım bardak kuru üzüm,

Yapılışı :
Ufalanan keklerin üzerine, eritilmiş çikolata, krema, badem ve fındık unu, kuru üzüm eklenerek iyice karıştırılır. Buzdolabında 15-20 dk. beklettikten sonra yuvarlaklar yaparak ister çikolataya bulayıp, isterseniz çekilmiş fıstığa bulayıp yiyebilirsiniz. Afiyet olsun....

26 Haziran 2007 Salı

MUZ PUDİNGLİ PASTA


Ufuk'un blogunda gördüğümde kesin denemeliyim diye düşündüğüm bir kek tarifini ben geçen haftalarda pastada kullanmıştım. Ufuk çilekli puding kullanmıştı (pasta pembe beyaz haliyle çilekli gibi görünsede) ben muzlu pasta yapacağım için muz pudinglisini denedim. Tarif benim çok hoşuma gitti ve kesinlikle başka versiyonlarıyla da kullanmayı düşünüyorum. Pastanın süslemesi için uğraşmadım, sonuçta sırf yemek için, herhangi bir kutlama için yapılmadı :) Açıkcası kutlama partileri için şeker hamuru pastalar favorim olsada, normal zamanda krema ile kaplı pastaları yemeği daha çok seviyor ve şeker hamuru ile pasta yapma zevkimi Temmuz'da kızımın beşinci yaş gününe saklıyorum :) Gerçi nasıl olacak bu sıcaklarda bilemiyorum, grupdan arkadaşlar sıcaklarda şeker hamuru ile zor çalışıldığını söylüyorlar. Ama artık mecburen hanımefendinin istediği pastayı yapacağız :))

Gelelim bu pastanın tarifine, arşivimde bulunsun diye bende yaptığım şekilde yazıyorum.
24-26 cm.lik kelepçeli kalıp;

Malzemeler:
4 adet yumurta,
1 su bardağı şeker,
1 su bardağı sıvı yağ,
1 su bardağı muzlu süt,
1 paket muzlu puding,
1 paket kabartma tozu,
2,5 su bardağı un,

Yapılışı :

Yumurtaların sarısı ve beyazı ayrılarak beyazlar şekerin yarısıyla katılaşana kadar en az 10 dk. çırpılır. Kalan şeker, yumurta sarısı ile mayonez kıvamına gelene kadar mikserlendikten sonra sırası ile yavaş yavaş akıtarak yağı ve sütü ekleyip,pudingide ekliyerek çırpalım. Daha sonra en az iki kere elenmiş un ve kabartma tozunu katarak çırpalım. En son yumurta beyazlarını ekleyip spatula ile dikkatli bir şekilde söndürmemeye çalışarak karıştıralım. Yağlı kağıt serdiğimiz kalıbımızın içine boşaltıp, 180 C derecede 40-45 dk. pişirip, kürdanla kontrol ederek alalım.

Pandispanyanın aralarını sütle hafif nemlendirdim. Pastanın kremasını daha önce kullandığım bu tariften , beyaz kuvartür çikolata yerine bitter çikolata kullanarak yaptım. Arasına muz dilimleri ve damla çikolata koydum. Üzerini krem şanti ve minik şeker hamurundan güllerle süsledim. Gayet hafif ve lezzetli muz aromalı harika bir pasta oldu. Tarif için Ufuk'a teşekkür ediyorum :)

18 Haziran 2007 Pazartesi

LİMON VE PORTAKALLI PEYNİRLİKEK

Biraz ara verdim, fakat son üç haftadır oldukça yoğun günler geçirdim. Son haftayı evde geçirmeme rağmen açıkcası pek mutfağa girdiğimi söyleyemeyeceğim :) Kızımla beraber çok güzel bir hafta geçirdik. Bende son haftaların yorgunluğunu üzerimden atmaya çalıştım. Evde olduğum zamanlar, notebook ve bilgisayar olmasına rağmen bilgisayara oturmuyorum. İşyerinde sürekli bilgisayar başında olduğum için, evde de vaktimi orda harcamak istemiyorum :) Zaten bizim ufaklıkdan pek fırsatta olmuyor :))

Zamanımı kızımla, evde değil arkadaşlarımı ziyarette ve dışarda gezerek geçirdim. Özellikle kızımın çok sevdiği arkadaşları Zeynep ve Ceyda ile yaptığımız gezi çok hoşuna gitti. Ayşegül'le kızlarımızın da birbirlerini bu kadar çok sevmeleri bizleri çok çok mutlu ediyor. Benim için harika bir haftaydı :) Fakat blog için bir şeyler yapabildiğimi söyleyemeyeceğim :) İki hafta önce yaptığım peynirlikek tarifimi yazmak dışında :))

Bloglarda peynirli kek tariflerini gördükçe bende evde denemek istiyordum. Daha önce hiç kendim yapmamıştım. İş yerine de getirdiğim bu tarifi ben çok beğendim ve arkadaşlarında çok hoşuna gitti. Benden bu tarifi bekleyen arkadaşlarımı daha fazla bekletmiyim :) Ben peynirlikeklerde olan çatlama olayını yaşamadım. Peynirli keki bir kaç tarifi uyarlıyarak oluşturdum.



24 cm. kelepçeli kalıp;
Taban Malzemesi :
150 gr. tereyağı,
İki paket Eti burçak bisküvi
Bir çay bardağı süt,
Malzemeler:
2 adet iri boy yumurta,
1 su bardağı şeker,
550 gr. labne peyniri (Ülker)
150 gr. süzme yoğurt,
1/2 cup un,
1 paket vanilya,
1 limon kabuğu rendesi,
1 limon suyu, bir küçük boy portakal suyu,
Bir çay kaşığı portakal esansı,

Yapılışı:
Tereyağını eritip, robotta çektiğimiz bisküvilerle karıştırıp, yumaşak olması için süt ilave ederek kaşıkla iyice karıştırdıktan sonra, yağlı kağıt serdiğimiz kalıbın tabanına elimizle bastırarak yerleştiriyoruz. Daha sonra folyo ile dışarıdan kalıbın altını çok iyi kaplıyıp, buzdolabına kaldırıyoruz. Yumurtaları şekerle uzun zaman, şekerler tamamen eriyene kadar çırpıyoruz. Diğer tarafta labne, yoğurt, un, vanilya, esans, limon kabuğu rendesi ve sularını ekliyerek onlarıda çırpıyoruz. Yumurtalı karışıma ekliyerek homojen bir karışım olana kadar karıştırıp; buzdolabından çıkardığımız kalıba boşaltıyoruz. Kalıbı yarıya kadar sıcak su dolu bir tepsiye yerleştirip, 200 C derecede üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Kalıpta ılındıktan sonra, kalıpta en az bir gün boyunca buzdolabında bekletiyoruz. İki gün beklerse daha da güzel oluyor. Üzerine isterseniz meyve sosu yaparak dökebilirsiniz. Ben meyve sosu tadını baskılamasın düşüncesiyle dökmedim.

Afiyet Olsun...

24 Mayıs 2007 Perşembe

UFUĞUN KEKİ


Bu aralar bloglarda gördüğüm, yapmak istediğim tarifler artınca dün akşam birini denemeli artık dedim. Ufuk'un sitesinde gördüğüm bu keki biraz değiştirerek uyguladım. Ben kendi yaptığım tarifi yazıyorum. Ben, eşim ve iş arkadaşlarım tarafından tam not alan bu keki mutlaka deneyin derim. Harika bir lezzet ve bundan sonra benim favori kekim kesinlikle budur :))

Malzemeler :

4 iri boy yumurta,
1 cub şeker, (240 ml. lık bardak)
1 su bardağı (200 ml.) sıvı yağ (ben zeytinyağı kullandım)
1 çay bardağı (100 ml.) portakal suyu,
Küçük küp küp doğranmış 1 portakal kabuğu,
2 cub un, ( normal boy 3 su bardağı'na yakın un)
4 yemek kaşığı badem tozu,
2,5 yemek kaşığı kakao,
1 paket kabartma tozu,
Yarım su bardağı dövülmüş ceviz,
1 su bardağı damla çikolata,


Yapılışı:

Yumurtaları şekerle, uzun süre şekerler eriyene kadar çok iyi çırpalım. Daha sonra sırasıyla yağı yavaş yavaş akıtalım, portakal suyunu ilave edelim. Unu, kakaoyu, kabartma tozunu bir kaç kere eledikten sonra badem tozunuda karıştıralım. Yumurtalı karışama önce portalal kabuklarını daha sonra un karışımını yavaş yavaş ekleyerek en düşük ayarda karıştıralım. (Burda belirtmem gereken yumurtaların büyüklüğüne göre karışımın aldığı un miktarı değiştiğinden bunu göz kararı kek kıvamını alana kadar miktarı kendiniz belirlemelisiniz. Çok katı veya sıvı olmamalı akışkan kıvamlı olacak. Eğer sıvı olursa kabardıktan sonra çökme yapar, katı olursa kekin dokusu yumuşak olmaz.) Cevizi ve damla çikolatayı ekleyerek spatulayla karıştırıp, yağlı kağıt serdiğim kare borcamda 180 C derecede 40 dk.pişirdim. İstenilen formda pişirilebilir. Fırından çıkarmadan önce mutlaka kürdan testi yapıp öyle alalım. Erittiğim beyaz çilolata ile üzerlerini süsledim.

23 Mayıs 2007 Çarşamba

Şeker Hamuru


İşyerinden arkadaşlar şeker hamuru tarifinin blogda olmadığı uyarısında bulununca, bende şeker hamuru tarifini link olarak vermeme rağmen blogda da tarif olarak bulunmasını istedim.
Bu benim kullandığım şeker hamuru tarifidir.

Gerekli olan malzemeler :

3 yemek kaşığı jelatin,
125 gr. glikoz,
60 ml. su,
1 tatlı kaşığı aroma (portakal,vanilya,limon,badem vs.)
1 tatlı kaşığı gum arabic,
3 tatlı kaşığı su,
900-1000 gr. ince çekilmiş pudra şekeri,

Yapılışı :

Jelatini suya katıp benmari usulu(kaynayan su dolu tencerenin üzerine ikinci bir kap koyarak) kaynamadan ısıtarak eritiyoruz, jelatinin tamamen erimesi gerikiyor (ısı çok önemli kaynama noktasının hemen altında bir ısıda) glikozu, aromayı ve üç tatlı kaşığı su içinde erittiğimiz gum arabic'i ilave ediyoruz. Daha sonra pudra şekerini azar azar ilave ederek karıştırıp, yoğurmaya başlıyoruz. Purda şekerini hamurun kızamına göre ayarlamak gerekiyor. İstenilen renkte gıda boyası ile renklendirme yapıyoruz.

Şeker hamurunun güzel olması için pudra şekerinin çok çok ince çekilmiş olması gerekiyor. Bu pudra şekerini en iyi Celal Usta'dan temin edebilirsiniz. Marketlerde satılan pudra şekerlerini mutlaka robotta bir kaç kere çekerek kullanmak gerekir. Şeker hamurunun elastikiyetini sağlayan jelatin olduğu için son kullanma tarihine çok dikkat edin. Şeker hamurunun içine kitre, tylose-c veya cmc katarak modelleme hamuru olarak kullanabilirsiniz. Bunun için 2-3 adet ak kitreyi bir miktar sıcağa yakın suyun içine koyduktan sonra bekletip, yumuşattıktan sonra süzgeçten geçirerek şeker hamuruna katın.Tylose-c ve CMC' yi direkt hamura katıp yoğurarak kullanabilirsiniz. Şeker hamurunu bir kaç kat streçe sardıktan sonra buzdolabı poşetine koyup, hava almıyacak şekilde saklamak gerekir. Bir gün beklettikten sonra kullanmak daha iyi sonuç verecektir. Hazır şeker hamurlarının üzerinde bir yıl kullanım ömrü olduğu yazmaktadır.


14 Mayıs 2007 Pazartesi

KALP PASTA


Hafta sonu Gölcük'te annemdeydik. Pazar günü anneler günü olması sebebiyle bende ilk kez kalp kalıbımı kullandım ve Cuma günü bu pastayı yaptım.

Pastanın pandispanyası her zamanki çilekli pastanın kakaolusu ve kremasını da ganaj olarak hazırladım. 200 ml. krema, 200 gr. kuvartür bitter çikolatadan hazırladığım ganaj pastaya az geldi. Üstüne ve kenarlarına krema sürmeden (tekrar krema hazırlamaya üşendiğim için :) ) arasına çilek koyup, kedi pastasından artan şeker hamuruna biraz kırmızı ekleyerek pastayı onunla kapladım :) Aslında papatyalarla süslemek istiyordum fakat papatya kalıplarımdan (FMM marka) yaptığım çiçeklerin kenarları düzgün olmadığı için vazgeçtim ve bu çiçekleri kullandım.

Kızımda babaannesi ve dedesiyle güzel bir haftasonu geçirdi :)))

7 Mayıs 2007 Pazartesi

BUKET'İN KEDİSİ



Cumartesi günü için işyerinden arkadaşım Filiz'in kızı Buket'in, dokuzuncu yaş günü için bu pastayı yaptım. Aslında bu pasta yerine başka pasta yapma konusundaki kandırma çalışmalarım sonuç vermedi :) Buket Carol Deacon'ın kitabında gördüğü kediyi yapmamı istediğinde doğrusu çok şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Bana göre bir sürü çok sevimli pastaların yanında bu kedi çok sevimsizdi doğrusu :) Hatta kitaptaki şirin siyah-beyaz köpekçiği yapma konusunda ki çalışmalarım sonuç vermeyince bayağı üzülmüştüm :) Yüzünü daha sevimli yapmamı isteyerek kedide ısrar edip, son kararını değiştirmedi. Kedinin renkleri konusunda önce pembe-siyah dediysede, daha sonra turuncu-siyah ve yeşil gözlerde karar kıldı :) Neyse farenin yapılmaması konusunda hem fikirdik :) Böylece ilk defa üç boyut tarzında bir pasta yapma fırsatım çıkmış oldu. Kitapta kedinin kafası şeker hamurundan yapılmıştı fakat kafasının da pastadan olması istenince nasıl olacak acaba diye düşünmedim desem yalan olur :) Pastanın pandispanyasını çok beğendiğim ve beğenildiği için çilekli pastanın tarifinden yaptım. Kremasını 200 gr bitter kuvartür,200 gr sütlü çikolatalı kuvartür ile 500 ml. süt kreması (tikveşli) ile ganaş olarak hazırladım. Arasına damla çikolata ve file fındık serptim.


Kedinin gövdesini bir adet 26 cm, bir adet 24 cm'lik yuvarlak kelepçeli kalıpla hazırladığım pandispanya ile oluşturdum. Aynı ölçülerde iki pandispanya hamuru hazırladığım için kafasını 24 cm'lik kalıptan artan hamurla, alüminyum kümbet şeklinde ki kalıpta pişirdim. Gövdeyi dört kat pandispanyayı traşlayıp yuvarlattıktan sonra, artan pandispanyaları çikolata sosunda ezip hamur haline getirip, tam bir biçim alması için üzerine sıvadım. Kafayı iki katlı pastadan oluşturdum. Şeker hamuruyla altı dahil her tarafını kapladım. Pastanın gövdesini şeker hamuruyla kapladıktan sonra kafayı yerleştirip, patilerini ve kuyruğunu gerekli yerlere koydum.

1 Mayıs 2007 Salı

UZANMIŞIM DENİZE :)




Geçtiğimiz hafta sonu gerçekten benim için çok yoğun geçti. Cuma günü işyerinden izin alarak Mısır'dan gelen (görümcem) Sevgi ablamı da alarak Lüleburgaz'a diğer görümcem olan Jale ablama gittik. Çok güzel bir hafta sonu geçirdik :) Pazar günü Sevgi ablamı bırakıp, teyzemin oğlunun düğününe uğradıktan sonra akşama doğru eve gelip, ortada pandispanyası bile olmayan bir pastayı yaptım. İşyerinde çok ama çok sevdiğim Aynur ablanın Cumartesi, Filiz'in ise Pazar günü doğum günleriydi. Onlar için pasta yapmazsam kesinlikle olmazdı :) Uzun zamandır tatile çıkamayan, fakat çok gitmek isteyen Aynur abla için bu pastayı kitapta ilk gördüğümde kesin yapmalıyım diye düşünmüştüm. Umarım bu sene, bu pastadaki gibi deniz yatağında sere serpe bol bol güneşlenip denize girebilir :) İyi ki doğdunuz ve iyi ki hayatımdasınız sizleri çok seviyorum :)

Pastanın kendisi daha önce yaptığım limonlu pastanın aynısıdır. Tek farkı içine çilek koymak oldu. Uzun zamandır benden Aynur abla ve işyerindekiler bu pastayı istediği için elbette başka türlü olamazdı :) Pastanın üstüne kremayla deniz görüntüsü verdim. Kenarlarını şeker hamuruyla kapladım. Bu pastanın pandispanyası çok hafif olduğundan üzerini tamamen şeker hamuruyla kaplamak istemedim. Pandispanyayı ilk defa yapar yapmaz kullanmak zorunda kaldım ve gerçekten neden beklenmesi gerektiğini daha iyi anladım. Kesmekte çok zorlandım doğrusu :( Bir daha hiç bir pastada, pandispanyayı aynı gün yapmak zorunda kalmam inşallah :)



20 Nisan 2007 Cuma

ÇİKOLATALI ÇATLAK KURABİYE


Bu kurabiyeyi Pastaci Burcu'nun sitesinde ilk gördüğümde kesin denemeliyim diye hemen not almıştım. Şu ana kadar iki kere yaptım.Daha pek çok sefer yapacağım kesin :))) Ben bu kurabiyeye tam not verdim :)

Geçen haftasonu lise yıllarından beri irtibatımın hiç kopmadığı dostum değil kardeşim olan Ayşegül'lerle beraber Yakacık Aydos Mesire yerindeki göle pikniğe gittiğimizde de bu kurabiyelerden yapmıştım. O kadar beğenildiki keşke daha fazla yapsaydım dedim. Çocuklar resmen kapıştılar diyebilirim :) Beyler tarafından da çok sevildiler.

Ben Burcu'nun verdiği tarifte bir iki ufak değişiklik yaptım ve yaptığım tarifi veriyorum. İlk denediğimde tarifte şeker miktarını cup ölçüsü ile değil 200 ml. bardak ile yapmama rağmen bana çok tatlı geldiğinden bu sefer miktarı daha da düşürdüm ve bu ölçü bana tam geldi.

Malzemeler:

100 gr. bitter kuvartür çikolata
80 gr. tereyağ,
1 cup (240 ml) un,
1 yumurta,
Bir su bardağından(200 ml) iki parmak eksik şeker,
1/4 tatlı kaşığı karbonat,
2 yemek kaşığı (silme) kakao,
Bir su bardağı kırılmış fındık,
Bir miktar pudra şekeri,

Yapılışı :

Benmaride eritilen çikolata ve terayağ biraz soğuduktan sonra içine çırpılan yumurta, şeker , kakao, un, karbonat eklenip kaşıkla karıştırıldıktan sonra içine kırılmış fındıklar ilave edilip yoğurulur. Daha sonra hamuru bir süre (15 dk.) buzdolabında dinlendirip, ceviz büyüklüğünde hamurları yuvarlayıp, üzerlerine hafifçe bastırılir. Pudra şekerine buladıktan sonra yağlı kağıtlı tepsiye aralıklı bir şekilde dizilir. Bu ölçülerle tam bir tepsi kurabiye çıkıyor.

Kurabiyeler fırından çıktıklarında çok yumuşak oldukları için tepsiye hiç dokunmadan orda soğumalarını bekledikten sonra alınmalı. Ben yumuşak olmalarını istediğimden 170 C derece 15 dk. pişirdim. Eğer dışı biraz daha sert olsun istiyorsanız Burcu'nun yazdığı gibi 180 C derecede pişirebilirsiniz. Dakikayı geçirir ve ısıyı artırırsanız sert kurabiyelere sahip olabilirsiniz. Bunu siz zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.

13 Nisan 2007 Cuma

HAZAL'IN PASTASI


Dün akşam eve heyecanla gittim :) uzun zamandır şeker hamuru ile kaplanmış pasta yapmadım ve gerçekten çok özlemişim :) İşyerinden arkadaşım Figen'in kızı Hazal'ın doğum günü için bu pastayı yaptım ve bugün işyerine getirdim. Umarım Hazal'cık pastasını çok sever :)

Bu pastayı yaparken gerçekten ilk defa çok rahat çalıştım. Eşim eve geç geleceğini söyledi ve ben o geldiğinde (21:30) bu pastayı bitirmiştim bile :) Yani ilk defa üç saatte bir pasta bitirebildim nihayet :) Bunda artık el alışkanlığının ve pastanın üstündeki kız ile pandispanyayı daha önce hazırlamamın büyük payı var elbette :)

Gelelim pastanın yapılışına :) Aslında pastaya başlarken niyetim aşamalarının resimlerini çekmekti. Hatta pastayı şeker hamuruyla kapladıktan sonraki halini ve kullandığım aletlerin resimlerini bile çektim. Fakat daha sonraki işlemleri yaparken kendimi öyle kaptırmışım ki aklımın ucuna bile resimleyeceğim gelmedi :) Pasta bittikten sonra aklım başıma geldi ama iş işten geçmişti :) Bu işi gerçekleştiren arkadaşlara imreniyorum doğrusu, gerçekten hiç kolay bir şey değil.
Pastanın tarifi ile ilgili olarak, daha önce yaptığım pandispanya ve tarifin iki katı ganaşı kullandığımdan o yazılara bakabilirsiniz. Arasına meyve değil, antep fıstığı ve damla çikolata koydum. Aşağıya şeker hamuru ile kapladığım pastanın boş halinin resmini de ekliyorum :)



Kız modellemesini çalışırken gözlerde beyaz jel boya ile önce göz yuvarlaklarını yapıp, daha sonra siyah gıda kalemi ile çevreleyip içlerini gözbebeği şeklinde boyadım. Dudaklarını yine kırmızı gıda kalemi ile şekillendirdim. Saçlarını yaparken ızgaralık şiş çubuklara elimde şerit yaptığım şeker hamurunu sardım ve bir süre beklettim. Gövde olarak daha önce hazırlayıp sertleştirdiğim honi şeklinde bir parça şeker hamurunun üstüne hazırladığım elbiseyi giydirdim.



Kenar süslemesinde ki çiçekleri ben nergis çiçeğine benzetmeye çalıştım :) Yapraklarını elde nergis çiçeklerinin uzun ince yaprakları şeklinde kesmek yerine, tembellik yaparak daha önce kullanmadığım hazır kalıbımla yaptım :) Bu kalıplarla çalışmak gerçekten çok güzel oluyor. PME markalı kalıplarımdan çok memnunum, fakat FMM marka olanlar için aynı şeyi söyleyemiyorum. Çimenleri ise şeker hamurunu rendeleyip, bıçakla üstünden kazıyıp, balla belirlediğim yere yapıştırdım. Bu pastanın yapımında aşağıdaki malzemelerden faydalandım.


11 Nisan 2007 Çarşamba

3X3 OYUNU

Sevgili Aylin 3x3 oyununda beni sobelemiş :) Kendisine teşekkür ederek sorulara geçiyorum :)
1.1 - Daha önce yaşadığınız üç şehir ?
İstanbul doğumluyum, bir süre Ankara'da yaşadım.
1.2 - Tatil için gittiğiniz, gördüğünüz ve önermek istediğiniz 3 yer?
Şu ana kadar Assos'dan aşağı Mersin'e kadar ki sahil şeridini gezmiş biri olarak ;
Eski Foça, Olympos -Adrasan, Marmaris(İnbükü) . Gerçi güzel olan çok yer var ama buralar beni en çok mutlu eden yerler :)
1.3 - Yaşamak istediğiniz (görmediginiz de olur) 3 şehir?
Eski Foça, Adrasan, Marmaris :))))))
2.1 - Şu anda ki mesleğiniz nedir?
İşletmeci, 657'e tâbi bir memur,
2.2 - Dünyaya yeniden gelseydiniz, hangi mesleği yapmak isterdiniz?
İç mimar, programcı, eczacı :)
2.3 - "Kesinlikle ben yapamazdım" dediğiniz meslek nedir?
Doktorluk, hemşirelik, kasaplık :))))
3.1 - Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?
Ben buna da bir değil üç sözle katılmak istiyorum :)

"Eğilip insanları yerden kaldırmak kadar insanın kalbine iyi gelen bir antrenman olamaz."
John Andrews Holmer

"Olgun insan güzel söz söylemesini bilen insan değil, söylediğini yapan ve yapabildiğini söyleyen insandır" Konfüçyüs

" Mutluluk kelebek gibidir. Ne kadar çok kovalarsanız sizden o kadar kaçar, ama dikkatinizi başka şeylere çevirirseniz gelip yavaşça omzunuza konar." Anonim

3.2 - Bir kitapdan alınma, çok sevdiğiniz bir cümle veya paragraf veya bölüm?

" Rasgele ilişki kurduğun bugüne kadar ve biriyle şekil olarak ilişki kurduğun zaman bin türlü saçma şey söyleyebilirsin, çünkü hiçbir şeyin önemi yoktur ve sadece vakit geçirmektesindir.
Ama birini kendine yakın hissettiğinde, yakınlık doğduğunda, söylediğin her kelime önem kazanır. O zaman kelimelerle kolayca oynayamazsın çünkü her şeyin bir önemi vardır. O yüzden sessizlik boşlukları olur. İnsan başlangıçta kendini garip hisseder çünkü sessizliğe alışık değildir. Bir şeyler söylenmesi gerektiğini düşünürsün. Diğeri ne düşünür yoksa !
Birine yaklaştığında, sevginin herhangi bir türü doğduğunda sessizlik gelir ve söylenecek hiçbir şey kalmaz. Aslında gerçekte söylenecek bir şey yoktur. Hiç bir şey yoktur. Bir yabancıyla söylenecek çok şey vardır; dostlarınla söylenecek hiçbir şey yoktur. Ve sessizlik ağır gelir çünkü buna alışık değilsindir.
Sevgi ilişkisinde olmadığın insanlarla ilişki kurmak için dil gereklidir. Sevgi ilişkisinde olduğun insanlarla birlikteyken dilsizlik gereklidir.
.......
Bu sessizliğin tadına var; hisset ve tadını çıkar. Kısa zamanda anlayacaksın ki onun kendi iletişimi var; daha büyük daha yüksek, daha derin ve daha içten. Ve bu iletişim kutsaldır,saftır..." Yakınlık- Kendine ve Diğerine Güven Duymak/ OSHO

3.3 - Çok sevdiğiniz bir şiirin parçası?


Ne kadarınız gerçek sizin,
kırk odalı şatonuzun kırkıncı odasındaki
kilitler altında sakladığınız gerçek
duygularınızla,
gerçek düşüncelerinizin ne kadarı yansıyor
hayatınıza,
söylenmeyen neler var kuytularda,
hani kendinizden bile sakladığınız,
bir sinir kriziyle ya da büyük bir acıyla
yahut da muhteşem bir sevinçle kabuğunu çatlatıp da
ortalara dökülecek neler biriktiriyorsunuz
içinizde...???
Ne kadarınız kendi sahtekarlığınızın esiri?
Sevip de söyleyemediğiniz,
özleyip de açıklayamadığınız

ya da sevmeyip de sevginizin eksikliğini içinize
gömdüğünüz oluyor mu,
korkaklıklar var mı,
kalleşlikler var mı,
yoksa diplerde saklanan cesaretiniz bir işaret mi
bekliyor...???
Göründüğünüz insan mısınız siz,
yoksa bir define arayıcısı hazineler mi bulur
içinizde
ya da yıkılmış bir kentin harabelerini mi
taşıyorsunuz?
Derununuzda neler saklıyorsunuz?
Ne kadarınız gerçek sizin?

Ahmet ALTAN


Şimdi de yaptığım tarifleri birilerine ithaf edip, onları da bu oyuna dahil etmem gerekiyor anladığım kadarıyla :) Sobelenmeyen arkadaş kalmadı gibi geliyor bana henüz bloglarında görmediğimden bende kabul ederlerse;

Bu yoğun çikolatalı pastayı Ulviye'ye,
doğum günü pastamı Beyza'ya,
bebekli pastamı da Figen'e gönderiyorum :)))

9 Nisan 2007 Pazartesi

YOĞUN ÇİKOLATALI PASTA


Bu pastayı sadece canım çok yoğun çikolatalı bir pasta çektiği için haftasonu yaptım :) Yapması kolay ve gerçekten tam çikolatalı bir pasta oldu :) Süsleme derdi olmadığı içinde çabucak yapıp afiyetle ailece yedik :) Genede tabiki bir kaç şey üstüne atmadan duramadım :) Bir kısmınıda iş arkadaşlarım için getirdim :)

20 cm. yuvarlak kelepçeli kalıp;
Pandispanya :
3 adet yumurta,
1 su bardağı şeker,
150 gr. bitter kuvertür çikolata,
50 gr. tereyağ,
100 gr. labne peyniri,
1 su bardağindan iki parmak eksik un, üzerine bardağı tamamlıyacak nişasta,
1 kabartma tozu,
2 yemek kaşığı kakao,
bir portakal suyu,

Yapılışı :

Yumurtaların beyazları ayrılır, şekerin yarısıyla sertleşene kadar çırpılır. Yumurta sarıları kalan şeker, küp küp doğranmış yağ ve labne peyniri ile çırpılır. Benmaride eritilmiş çikolata ve portakal suyu eklenir. Elenmiş un, kakao, kabartma tozu iki üç seferde eklenerek kısa bir süre çırpılır. Yumurta beyazları eklenerek spatulayla alttan üste doğru yavaş yavaş karıştırılıp 180 C derecede 45 dk. pişirilir. Kontrol edilerek alınır.

Krema:

200 gr. krema (tikveşli)
100 gr. bitter kuvartür çikolata
50 gr. sütlü kuvartür çikolata

Benmaride eritilen çikolatalar krema içine katılıp çırpılır.
Pasta içine damla çikolata ve antep fıstığı katılırsa gayet güzel oluyor :)

Afiyet Olsun :)